Ankara’nın uzun yıllardır kendine ait bir hediyesinin, onu hakkıyla anlatan imgelerin ve bu şehirle kurulan bağları görünür kılan nesnelerin eksikliğini hissediyorduk. Ama Ankara’yı anlatmak kolay değil. Çünkü Ankara çoğu zaman ilk bakışta kendini göstermeyen bir şehir.

Güzelliği büyük jestlerde, kartpostallarda ya da kolay tanınan imgelerde değil; onu yaşayanların kurduğu bağlarda saklı. Cumhuriyet’in başkent çağrısında, üniversite için gelinen yollarda, memuriyet rotalarında, ilçelerden merkeze taşınan hafızada, ayazda beklenen otobüs duraklarında, kampüslerde, kitapçılarda, parklarda ve uzun yıllara yayılan tanıklıklarda kendini belli ediyor. İkonik Ankara, tam da bu nedenle yola çıktı. Impact Hub Ankara tarafından hayata geçirilen bu platform; Ankara’nın saklı hikâyelerini çağdaş tasarım, yerel üretim ve sosyal ekonomiyle buluşturuyor. Ankara’nın doğasını, tarihini, üretim kültürünü, zanaatını ve Ankaralıların bu şehirle kurduğu derin bağı tasarım nesneleri, koleksiyonlar ve hikâyeler aracılığıyla yeniden yorumluyor.

Bu yolculuk, Impact Hub Ankara’nın uzun süredir sosyal girişimciler, yerel üreticiler, kadın kooperatifleri, zanaatkârlar ve yaratıcı profesyonellerle birlikte yürüttüğü çalışmaların devamı niteliğinde. 10 Numara Dükkan ve SEPET gibi girişimlerle sosyal tedariki güçlendirmeye, yerel üreticilerin ürünlerini daha görünür ve erişilebilir kılmaya odaklanan bu birikim, İkonik Ankara’da şehre duyduğumuz sevgiyle buluşuyor.Bizim için İkonik Ankara, yalnızca Ankara temalı ürünler geliştiren bir marka değil. Bu şehre ait olanı yeniden görmenin, doğru biçimde anlatmanın ve bu anlatıyı yerel üreticilerle birlikte kurmanın bir yolu.

Neden İkonik Ankara?

Çünkü Ankara’nın gerçek ikonları çoğu zaman en görünür imgeleri değil.

İkonik olan, bir şehrin ruhunu taşıyan ve o şehir hakkında pek çok şeyi aynı anda söyleyebilme gücüne sahip olandır. Ankara’nın ruhu da çoğu zaman az görünen katmanlarda saklanır. Nallıhan’ın kaya katmanlarında, Kızılırmak’ın iki yakasında yaşayan bağ kültüründe, Gordion tümülüslerinin ufuk çizgisinde, Mogan’ın suyunda, Kalecik Karası’nın toprağa ve suya tutunan hikâyesinde, üstü kapatılmış derelerin semt isimlerinde bıraktığı izlerde ve Ankaralıların gündelik hayatında…

Bu katmanlar birbirinden kopuk değildir. Doğa, kültür ve bellek Ankara’da sessizce birbirini besler. Antik bir kentin hafızası, onu çevreleyen ırmakların suyuyla, toprağın bereketiyle, yerel üreticilerin emeğiyle ve bugünün tasarım diliyle yeniden hayat bulur.

İkonik Ankara, bu damıtılmış anlamları ortaya çıkarmayı amaçlar. Ankara’nın anlatılmayan hikâyelerini tasarım, zanaat ve üretim aracılığıyla bugüne taşır. Bir şehri yalnızca temsil etmek için değil, onunla yeniden bağ kurmak için çalışır.

Bizim için ikonik olan yalnızca bir yer, bir yapı ya da bir simge değildir. İkonik olan, Ankara’yı taşıyan insanlardır. Bu şehri seven, onunla sessiz bağlar kuran, onun görünmeyen güzelliğini bilen ve yaşatan Ankaralılardır.

Nasıl çalışıyoruz?

İkonik Ankara’da her koleksiyon, Ankara’yı yeniden dinleme çabasından doğar.

Bir semt adının arkasında kalan hafızaya, bir doğal oluşumun taşıdığı zamana, bir zanaatın bugüne nasıl ulaştığına, bir rengin, kokunun ya da formun şehirle kurduğu ilişkiye kulak veririz. Ankara’nın ilk bakışta kendini göstermeyen hikâyelerini, bugünün tasarım diliyle yeniden düşünmeye çalışırız.

Bu süreçte tasarım bizim için yalnızca güzel nesneler üretmenin yolu değildir. Bir hikâyeyi taşımanın, bir duyguyu görünür kılmanın ve yerel üretime değer katmanın aracıdır. Bir fuların üzerindeki renk geçişi, bir seramiğin formu, bir sabunun kokusu ya da bir kutunun içindeki yerleşim; Ankara’nın doğasıyla, belleğiyle ve kültürel katmanlarıyla konuşur.

Ürünler ortaya çıkarken farklı eller, bilgiler ve deneyimler bir araya gelir. Zanaatkârlar, kadın kooperatifleri, yerel üreticiler, sosyal girişimciler ve yaratıcı profesyoneller bu sürecin parçası olur. Bizim için bir ürünü kimin yaptığı, hangi bilgiyle ürettiği ve nasıl bir ilişki içinde ortaya çıktığı, ürünün kendisi kadar kıymetlidir.

Bu yüzden İkonik Ankara’da her ürün hem bir anlatı hem de bir karşılaşmadır. Ankara’ya ait bir hikâyeyi taşırken, aynı zamanda o hikâyeyi mümkün kılan üretim ilişkilerini de görünür kılar.

Sosyal ekonomi ve yerel üretim

İkonik Ankara, sosyal ekonomi ilkeleriyle çalışan bir tasarım ve üretim modelidir.

Bizim için bir ürünün değeri yalnızca nasıl göründüğüyle ölçülmez. O ürünün kimlerle üretildiği, kimin emeğine karşılık yarattığı, hangi bilginin paylaşılmasını sağladığı ve elde edilen gelirin nereye geri döndüğü de aynı derecede önemlidir.

Koleksiyonlarımızı geliştirirken adil ve zamanında ödeme, bilgi paylaşımı, birlikte deneme ve uzun vadeli iş birliği temel ilkelerimizdir. Üreticiyle kurulan ilişki yalnızca ticari bir alışveriş olarak görülmez; tasarım, AR-GE, üretim, ambalaj, iletişim ve satış gibi farklı aşamalarda birlikte öğrenilen ve birlikte gelişen bir süreç olarak ele alınır.

Koleksiyonlardan elde edilen gelir üreticilere, sosyal girişimlere ve Impact Hub Ankara’nın insana ve gezegene öncelik veren çalışmalarına geri döner. Böylece bir ürün yalnızca alan ve veren kişi arasında kalmaz. Bir üretim zincirini güçlendirir, bir zanaatın devamına katkı sunar, bir hikâyenin başka ellere ulaşmasını sağlar.

İkonik Ankara, sosyal tedarik savunuculuğunu Ankara’ya olan sevgimizle birleştiren bir modeldir. Çünkü her alışveriş tercihi; kimin büyüyeceğine, hangi bilginin aktarılacağına ve hangi topluluğun ayakta kalacağına dair bir karardır.

Birlikte Kurulan Bir Bağ / Teşekkürler

İkonik Ankara Bağ Koleksiyonu, Ankara’nın hikâyelerine kulak veren, bilgisini, fikrini, emeğini ve deneyimini paylaşan pek çok kişinin katkısıyla hayat buldu.

Araştırmadan tasarıma, geliştirmeden üretime uzanan bu süreçte bizimle düşünen, yol gösteren ve koleksiyonun oluşmasına anlamlı bir katkı sunan herkese gönülden teşekkür ederiz.

Duygu Vatan, İrem Sanoğlu, Berivan Elis, Hülya Özer, Zehra Düzgün

Aycan Gönen Selçuk, Başak Yalvaç Özçağdaş, Caner Çiftçi, Ekin Al, Ersan Ocak, Figen Tunçkanat, Gonca Ongan, Hande Güventürk, İdil Akın, İnan Utku Türkmen, Jüliet Demircioğlu, Kenan Doğan, Levent Karamanlı, Manuela Kaltenegger Görgü, Murat Çitilgülü, Osman Şişman, Öykü Şahin, Pınar Arı, Sabiha Apaydın Gönenli, Serhat Şatır, Taner Turna, Tolga Yüksel, Umut Karaman, Yusif Aghayusifli, Zeynep Eliş Demircan.

Bu koleksiyonda kurulan her bağ, Ankara’nın ortak hikâyesinin bir parçası oldu.

Birlikte yeni hikâyeler üretelim

İkonik Ankara, iyi hikâyeler, iyi tasarım ve etki dolu bir üretim süreci geliştirmek isteyen kurumlarla birlikte çalışır. Kurumlara özel siparişler ve tematik koleksiyonlar aracılığıyla yerel üreticiler, zanaatkârlar, kadın kooperatifleri ve sosyal girişimlerle kurulan sosyal tedarik modellerini güçlendirmeyi amaçlarız.

Kurumunuz, ekibiniz ya da özel bir projeniz için anlamlı, yerel üretimle güçlenen ve sosyal etki yaratan koleksiyonlar geliştirmek isterseniz aşağıdaki form aracılığıyla bize ulaşabilirsiniz.